Sevgili Anne-Babalar,
Hepimiz anadilimizi öğrenmek için sezgisel bir işlevle doğarız. Ne yazık ki, ergenliğe ulaştığımız zaman, bu işlev uykuya dalmaya başlar; yetişkinliğe ulaştığımız zaman tamamen kaybolur. Çocukların beyni hala bu şekilde işlev gördüğü için son derece şanslıdır ve bu nedenle, yeni dilleri öğrenmek için onlara zahmetsiz ve eğlenceli fırsatlar sunmamız gerekir.
Çocuğunun ana dili dışında başka bir dil bilmesini hangi anne baba istemez ki? Çocuğunuzun yaşı ne kadar küçük olursa, yabancı dil öğrenmesi de o kadar kolay olur.
Çocuklar günümüzün büyük sorunlarından uzak, beyinsel yapıları ise algılamaya açık bireylerdir. Bu yüzden yabancı dili öğrenmeleri yetişkinlere oranla daha kısa sürede ve daha kalıcı şekilde gerçekleşebilmektedir.
Bazı çocukların yabancı dili öğrenme istekleri diğerlerine göre fazla olabilir. Müzik kulağına sahip çocuklar dilin ritmini yakalayarak, duyduklarını kolaylıkla tekrar ederler. Yeni öğrendiği herhangi bir şeyi daha uzun süre hafızada tutabilme becerisine sahip olan çocuklar, yabancı dili öğrenmeye daha yatkın olur. Sosyal becerileri diğerlerine göre daha gelişmiş çocuklar, çekinmeden yabancı dili korkusuzca kullanabilme becerisine sahiptirler.
Sizlerden gelecek sürekli sorgulama ya da yabancı dil bilirliğini ölçme çalışmaları, çocuğunuzun öğrenmesini yavaşlatabilir ve bu konuda içine kapanmasına neden olabilir. Programımız bu özellikler göz önünde bulundurularak hazırlanır.
Çocuğunuzun yabancı dile alışması ve iletişim kurmanın avantajlarını fark etmesi, yabancı dili öğrenmeyi ve daha da önemlisi kullanmayı artıracaktır.
Dil öğrenimi ne kadar sürer?
Dil öğrenmenin asla bir süresi yoktur. Okulumuzda yaptığımız dil yeteneğini geliştirerek yetkin bir seviyede iletişim kurabilmesini sağlamaktır. Diğer bir deyişle, eğer çocuğunuz kendi dilinde Lego oynamayı seviyorsa başka bir dilde de oynayabileceğini göstermek ve sevdirmektir. 3 veya 7 yaşındaki İngilizce öğrenen bir çocuk, 3-7 yaşındaki anadili İngilizce olan çocuk kadar öğrenir.
Çocukların kendilerine olan güven ve inançlarını zedelemeden yabancı dil öğrenmenin korkulacak bir şey olmadığını ve bir iletişim aracı olduğunu göstermek, bizlerin yegane amacıdır.
Çocuk yabancı dili ne kadar kullanır ne kadar o dilde zaman geçirirse, o kadar hızlı öğrenir.
Sistemimiz nasıl çalışır?
Çocukların her şeyi anlamasına ihtiyaçları yoktur. Yetişkinler onlarla kendi anadillerinde konuştuğunda bile nadiren anlarlar ve kafalarında çözmeye çalışırlar. Yöntemimiz, çocuklara problem çözme becerilerini kullanarak dil engellerini aşmalarını sağlamaktır. Bu da onları gerçekten motive eder. Dilin nasıl çalıştığı hakkında açıklamalara gerek yoktur.
Biz yetişkinler olarak dil öğreniminin korku uyandıran, kaygılandıran bir şey olarak düşünürüz. Bu korku ve kaygı herhangi bir hata yapmadan konuşmaya çalışmaktan ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple her yetişkinden “anlıyorum ama konuşamıyorum” ifadesini duyarız.
Öğretmenlerimiz hedef dilde konuşur ve çocuklarımız rahat hissettikleri herhangi bir dilde cevap verirler. Bu şekilde iletişim kopmaz ve çocuklar Türkçe'yi yeni dilde güvenlerini geliştirine kadar cevap ve iletişim kurmak için kullanabilirler. Zamanla, kullanıdığı dili öğrendiği diğer dile değiştirir ve bu geçiş doğal olarak yapılır.
Bu süreçte çocuğuma nasıl yardımcı olurum?
Bir eğitim gününden sonra her ebevynin doğal olarak sorduğu “Bugün ne öğrendin?” sorusu olsa da bu çocuğunuzu strese sokabilir. Alacağınız cevap “Bugün yeni oyunlar oynadık ve öğretmenimi anladım.” olacaktır.
Çocukların, öğrendikleri şeyi size sergilemek zorunluluğu olmadan, eğlenme sürecinde onlara destek olmanız çok daha yararlı olacaktır.
Bir karşılaştırma yapmamız gerekirse, bebeğimizin ilk sözcüğünü duyabilmek için doğumundan itibaren onunla sürekli konuştuk. İlk sözcüğünü duyduğunuzda ki mutluluğunuzu hayal edebiliyoruz. Konuşabilmek için dinleme en önemli beceridir. Geleneksel olarak yabancı dil eğitimi, öğrenmenin gerçekleştiğini kanıtlamak için kelime listeleri ve küçük cümleler etrafında ezbere dayalı bir teknik ile sürdürülür. Ancak bu geleneksel yöntem, bilgiyi saklamaz ve öğrendiği kelimeleri ve içeriği hangi ortamlarda nasıl kullanılacağını öğretmez.
Çocuğunuz sizinle beraberken öğrendiği dilde oyun oynadığını veya herhangi bir aktivite yaptığını fark ederseniz, sadece izleyin. Etkinliği bittikten sonra ondan çeviri yapmasını değil ne oynadığını, ne düşündüğünü sorabilirsiniz. Bu yaklaşımınız çocuğunuzu gururlandıracak ve çok hoşuna gidecektir.
Çocuğunuzun gelişim yolculuğunda bizlerin de bir parçası olmamıza izin vermenizi umarız.
Zaman zaman, yabancı bir dil öğrenmek hiç bitmeyen bir süreç gibi görünebilir, ancak bu süreç boyunca bolca ödül vardır ve işimiz de bu öğrenme sürecini stressiz ve eğlenceli hale getirmektir.
Sizlerle tanışmayı dört gözle bekliyoruz.
Sevgiler
Bizimle İletişime Geçebilirsiniz.